• Dolar Alış 31.1071TL
  • Dolar Satış 30.9829TL
  • Euro Alış 33.6729TL
  • Euro Satış 33.5385TL

Göçmenler Neden Daha Girişimci Olurlar?

 

Arianna Huffington (Huffington Post’un kurucusu), Dietrich Mateschitz (Red Bull’un kurucusu), Elon Musk (Tesla ve SpaceX’in kurucusu), ve Sergey Brin (Google’ın kurucusu)… Bu dört ismin şu anda çok başarılı birer girişimci olmaları dışında nasıl bir ortak özellikleri var?

Bu dört ismin paylaştığı ortak karakteristik özellik, büyük bir kültürler arası tecrübeye sahip olmaları. Örneğin Huffington Atina’da büyümüş, ardından Londra’da okumuş ve sonrasında da bir siyasetçi ve medya girişimcisi olarak kariyerine başlamış. Mateschitz ise Red Bull’u kurmadan önce bir pazarlamacı olarak ülkesinden uzakta hayli zaman geçirmiş. Tesla’nın kurucusu Elon Musk, genç yaşlarda ABD’ye Güney Afrika’dan göç etmiş. Brin ise Sovyetler dönemindeki yoğun anti-Semitizm propogandasının sonucunda ülkesini ailesiyle birlikte terk etmiş ve ABD’ye göç etmiş, sonunda da Google’ı kuran ekibin bir parçası olmuş…

 

Girişimci Göçmenlerle İlgili Rakamlar

Bu çok ünlü ve tanınmış dört kişinin hikayeleri aslında oldukça yaygın olan bir düzenin örnekleri. Amerika Birleşik Devletleri’nde, göçmen kökenli kişilerin doğma büyüme ABD’lilere göre girişimci olma ihtimalleri yaklaşık 2 kat daha fazla. Bu göçmen girişimciler, toplam girişimci sayısı içinde %27.5‘lik bir nüfusu temsil ediyor ve ülke içindeki nüfusun %13‘lük bir kısmında çıkmışlar.

Bununla aynı doğrultuda, ABD’de 2006 – 2012 yılları arasında başlatılmış olan tüm teknoloji ve mühendislik şirketlerinin dörtte birlik bölümünde en az bir göçmen ortak bulunuyor. Bunun da ötesinde, bu durum ABD’den fazlası için de geçerli. Global Entrepreneurship Monitor’ün 2012 raporuna göre, 69 ülkede göçmen nüfusun yerel vatandaşlara göre çok daha yoğun girişimcilik aktiviteleri içerisinde bulundukları ortaya konmuş durumda. Özellikle de büyümeye odaklı sektörlerde.

 

Bu Durumun Sebepleri

Bu fenomenin ortaya çıkmasında itici güçlerin ayrımcılık ve yerleşilen ülkede sergilenen seçicilik olabileceği araştırmalarla ortaya konmuş durumda. Genel itibariyle, girişimci ruhlu bireyler çoğunlukla göç etmeye daha meyilli oluyor ve göç edilen ülkeler de çoğunlukla bu yüksek motivasyonlu, kabiliyetli kişileri kabul etme konusunda oldukça esnek göçmen yasalarına sahip oluyorlar. Buna ek olarak, iş bulma konusunda göçmenlerin yaşadıkları ayrımcılık sorunları da bu bireyleri kendi işlerini kurmaya yönelten sebeplerden.

 

Kültürler-arası etkileşimin yaratıcılık üzerindeki etkisi

Yapılan yeni bir araştırmayla, Harvard Business Review yeni bir açıklama daha bulmuş: Kültürler-arası etkileşim tecrübeleri, bireylerin yaratıcı iş fikirleri bulması konusunda onlara yardımcı oluyor. Farklı kültürlerle bir arada yaşayarak, bu bireyler daha fazla ürünle karşılaşıyor, daha farklı müşteri profillerini tanıyor ve daha iyi iletişim becerileri geliştiriyorlar; haliyle bu tecrübeler de bir ülkede ve ya kültürde edinilen birikimin başka bir ülkede kullanılmasına yol açabiliyor. Bunun en göze çarpan örnekleriyse İtalya’daki kahve evlerinden esinlenerek açılan ve dünyaya yayılan Starbucks ile Zappos’tan etkilenerek kurulan Alman online perakende şirketi Zalando.

Kültürler-arası etkileşim aynı zamanda yaratıcılığı da artırıyor. Birden fazla kültürle yoğrulmak, göçmen bireylere farklı fikirleri, düşünce şekilleri, çözümleri ve müşteri problemleri ile taleplerini bir potada eritme ve topyekûn yeni bir fikir ortaya çıkarma fırsatı sunuyor.

Bu konuda da bir örnekleme yapmak için yazının başındaki Red Bull hikayesine dönülebilir. Dietrich Mateschitz 1980 yılında Tayland’a geziye gittiği sırada Krating Daeng isminde oldukça ucuz ve enerji veren bir içeceğin ne kadar popüler olduğunu görüyor. Özellikle kamyon şoförleri ve inşaat işçileri tarafından sıkça kullanılan bu içeceğin, aynı zamanda jet lag’i atlatmak için de iyi geldiğini fark eden Mateschitz, bu ürünü Red Bull ismiyle lisanslatıp Avusturya’da satmaya karar veriyor. Ancak direk bu ürünü ithal etmek yerine, Tayland’da inşaat işçilerinin kullandığı bu enerji içeceğini, farklı bir pazarlama stratejisi ile kendi ülkesindeki büyümekte olan club ortamına uyduruyor; sonuç olarak tamamen farklı bir iş fikriyle sonunda dünyaya açılmanın kapısını aralıyor.

Bahsi geçen araştırmada söz edilen bu etkilerin gerçekten göçmenleri daha girişimci yaptığını kanıtlamak için iki farklı deney gerçekleştirilmiş. Birincisinde kültürler-arası etkileşimin kısa vadeli sonuçları hakkında bilgi sahibi olmak için 128 adet öğrencinin yurt dışı değişim dönemlerinden önce ve sonraki, perakende gıda ve medya sektörleri üzerine yaratıcı fikirleri sorulmuş. Karşılaştırma yapabilmek için, 115 adet de eğitimine aynı yerde devam eden öğrencilerden oluşan ikinci bir grup oluşturulmuş. Bu öğrencilerin tamamının fikirleri 4 adet sektörde lider kişi tarafından da değerlendirilmiş. Sonuç olaraksa, yurt dışına çıkan kişilerin fikirlerinde ortalama %17’lik bir gelişme görülürken, kendi üniversitelerinden eğitimlerine devam eden öğrencilerin fikirlerinde dönem sonunda %3’lük bir gerileme olduğu ortaya çıkmış.

İkinci bir deneyde ise Avusturya’da bulunan 96 adet girişimci göçmenle birlikte bir labaratuvar deneyi gerçekleştirilmiş. Bu kişiler rastgele biçimde iki farklı gruba atanmışlar. 96 kişiye priming adı verilen bir yöntemle yurt dışında yaşarken edindikleri belirli tecrübeleri hatırlamaları istenmiş; bu sayede de kültürler-arası etkileşimden kaynaklanan etki tespit edilmeye çalışılmış. Kontrol grubundaki kişilerden kültürler-arası etkileşimlerinden kaynaklanmayan anılarıyla ilgili tecrübelerini hatırlamaları istenmiş. Sonunda ise her iki gruptaki kişilerden daha sonra uzmanlar tarafından puanlandırılan iş fikirleri bulmaları istenmiş. Kültürler-arası etkileşimlerden kaynaklanan anıları hatırlatılan gruptaki kişilerin %27 oranında daha başarılı olduğu görülmüş.

 

Şirketler için çıkarılması gereken dersler

Tüm bu anlatılanların ardından, şirketlerin göçmenler üzerinde sahip oldukları kültürler-arası tecrübenin faydasını göz ardı etmek çok zararı olabilir. Bu tip bireyler akıllarına gelen parlak fikirleri bir şirket çatısında altında ifade edemezlerse, çıkış yolu bulduklarında bunu bağımsız olarak gerçekleştirmeyi düşünebilirler. Daha önce yapılan bir araştırma yurt dışında göreve giden kişilerin, döndükleri zaman maaş artışı alamama, kariyer basamaklarında tıkanma gibi sorunlarla karşılaştıklarında rahatlıkla işlerinden ayrılmayı seçtikleri görünüyor. Tüm bu araştırmalardan çıkan sonuç, bu kişilerin girişimcilik uğruna işlerini rahatlıkla bırakabileceği.

 

Göçmenlik çoğu kişi ve toplum tarafından artık bir tehdit olarak görülmeye başlanmış olsa da, bunun en nihayetinde girişimciliği artıran kullanışlı ve kazançlı bir durum olabileceği de düşünülmeli. Daha ileri gidersek, kamuya ait olan paralar, sınırlara duvarla örmek yerine girişimci ruhlu göçmenleri desteklemek amacıyla kullanılabilir.

 

Yazının orijinali için tıklayınız. [Peter Vandor & Nikolaus Franke]

Bu yazı amerikadabugun.com ekibi tarafından, Harvard Business Review’a ait Ekim 2016 tarihli “Why Are Immigrants More Entrepreneurial?” yazısından çevrilmiştir. Tüm hatalar çeviriyi yapana aittir.

Direk alıntılarda kaynak belirtmeniz gerekir.

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN