• Dolar Alış 32.2938TL
  • Dolar Satış 32.1649TL
  • Euro Alış 35.0333TL
  • Euro Satış 34.8935TL

ABD ekonomisinde borç limiti açmazı

ABD’de hazine, borç limitinin yükseltilmemesi halinde ülkenin 1 Haziran gibi erken bir tarihte temerrüde düşeceğini teyit ederken, devam eden müzakerelerden henüz bir anlaşma sağlanamaması sonucu ABD’nin ilk temerrüdünün, benzeri görülmemiş ekonomik ve finansal felakete yol açması bekleniyor.

Ülke tarihinde birçok kez sorun haline gelen borç limiti; yüksek enflasyon karşısında faiz oranlarının yükseldiği, resesyon beklentilerinin güçlendiği, sosyal yardımların genişlediği ve ABD hazinesinin borçlanma maliyetlerinin arttığı bir dönemde her zamankinden daha fazla risk taşıyor.

ABD’de federal hükümetin 31,4 trilyon dolarlık borç limitine ulaşması ve Hazine Bakanlığının borç limitinin aşılmasını önlemek için ocak ayından bu yana aldığı olağanüstü tedbirlerin tükenerek nakit sıkıntısı çekmesine 10 günden az süre kalırken, Biden yönetimi ile Cumhuriyetçiler arasında yürütülen müzakerelerde anlaşmaya varılamaması piyasalarda endişeye neden oluyor.

Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçiler, borç limiti müzakerelerinde önemli harcama kesintilerinden yana tavır sergiliyor. Demokratlar ise borç limitinin artırılmasında ısrarcı oluyor ve Cumhuriyetçilerin belirli harcamaları kısma önerilerini geri çeviriyor.

Borç limitinin koşulsuz bir şekilde artırılmasını, harcama ve bütçe müzakerelerinin ise borç limiti sorununun çözülmesinin ardından yapılabileceğini savunarak müzakere etmeyi uzun süre reddeden Demokratlar, Hazine’nin olağanüstü önlemlerinin tükenmesine az süre kala, bu ayın başında müzakere masasına otururken, iki taraf arasında oldukça yavaş ilerleyen görüşmelerde ana anlaşmazlık noktasının zorunlu harcama seviyesi olduğu belirtiliyor.

Borç limitinin askıya alınması veya yükseltilmesi için son dakikaya kadar beklemek, iş dünyası ve tüketici güvenine ciddi zararlar veriyor, borçlanma maliyetlerini artırıyor ve ABD’nin kredi notunu olumsuz etkiliyor.

Borç limitinin artırılmaması veya askıya alınmaması ABD ekonomisinin temerrüde düşme riskini artırırken, limitin aşılması halinde ABD ekonomisinin yanı sıra küresel ekonominin de zarar görebileceği belirtiliyor.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Kongre’ye gönderdiği son mektupta, ülkenin haziran başında, muhtemelen 1 Haziran’da ödemelerini yapamayacağını belirtirken, Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında devam eden müzakerelerden henüz bir anlaşma sağlanamaması sonucu ABD’nin ilk temerrüdünün benzeri görülmemiş ekonomik ve finansal felakete yol açması bekleniyor.

Yellen, 16 Mayıs’ta “Amerikalılar geçinmek için ihtiyaç duydukları geliri kaybederken, temerrüde düşmek yaygın acılara neden olabilir. Ortaya çıkan gelir şoku, birçok Amerikan işini ve işletmesini yok eden bir resesyona yol açabilir. Ekonomik kriz, federal hükümetin operasyonlarındaki olası aksamalarla daha da kötüleşebilir.” uyarısında bulunmuştu.

ABD Hazine piyasasının küresel finansal sistemin temeli olarak hizmet ettiğine işaret eden Yellen, olası bir temerrüdün dünya çapında finansal piyasalarda paniğe neden olabileceğini söylemişti.

 

Borç limitini aşmanın ABD ekonomisi için sonuçları ne olur?

Analistler, borç limitinin aşılmasının ABD ekonomisine ciddi zarar vereceği uyarısında bulunuyor. Borç limiti konusunda süregelen belirsizlik bile yatırımcılar ve hisse senetleri üzerinde baskı oluşturuyor.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, en son geçen hafta yaptığı açıklamada, ABD’nin temerrüde düşmesinin yaratacağı gelir şokunun resesyona yol açabileceğini belirterek, ekonomik krizin federal hükümetin operasyonlarındaki olası aksamalarla daha da kötüleşebileceğini ifade etmişti.

ABD Başkanı Joe Biden ise ABD’nin temerrüde düşmesi durumunda “tüm dünyanın başının derde gireceği” uyarısında bulunmuştu.

Uluslararası Para Fonu da (IMF) ABD’nin temerrüde düşmesi halinde bu durumun sadece ABD için değil, küresel ekonomi için de çok ciddi yansımaları olacağına dikkati çekmişti.

 

Borç limiti müzakerelerinde henüz anlaşma sağlanamadı

Beyaz Saray ile Cumhuriyetçiler arasında borç limiti müzakereleri sürerken, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı McCarthy tarafından görevlendirilen borç limiti müzakerecilerinin geçen hafta Beyaz Saray yetkilileriyle başladığı görüşmelerden ayrılması, borç limiti konusunda anlaşmaya varılmasını şüpheye düşürmüştü.

Cumhuriyetçi temsilci Garret Graves, Beyaz Saray yetkililerinin “tamamen mantıksız” olduğunu öne sürerek, müzakerelerin verimli olmadığı gerekçesiyle durakladığını söylemişti.

Borç limiti müzakerelerinin yeniden açmaza girmesi piyasalardaki endişeleri artırmıştı.

ABD Başkanı Biden ise G7 Liderler Zirvesi dönüşü yaptığı açıklamada, vergi ayarlamalarının yanı sıra harcama kesintilerini de değerlendireceğini ancak borç limiti müzakerelerinde Cumhuriyetçilerin yaptığı son tekliflerin çoğunun “kabul edilemez” olduğunu ifade etmişti. Biden, dönüş yolunda ABD Temsilciler Meclisi Başkanı McCarthy ile konuya ilişkin bir telefon görüşmesi gerçekleştirmişti.

McCarthy, söz konusu görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, görüşmenin verimli geçtiğini belirtmişti.

Cumhuriyetçi temsilci Garret Graves ise borç limiti tartışmalarının temelinde harcamaların olduğuna işaret ederek, her iki tarafın da kırmızı çizgileri ve pozisyonlarını anlamada ilerleme kaydedildiğini aktarmıştı.

 

(AA)

 

SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN